Bekir ailesinin Hikayesi (e 1) Hala ben ona asığım

Bekir 60larında, oğlu Hasanla yaşayan, eşini 1 yıl kadar önce kaybetmiş biridir. Hasan 30larında Melis ile evlenmeyi düşünmektedir, fakat giderse babasının yanlız kalmasından ve tek başına ölmesinden korkmaktadır.

Bekir evde kahvaltıyı kendince hazırlar oğlunu çağırır. Oğlu bişeyleri beğenmez, “kadın eli” lazım sözünü söyler, baba çok sert tepki verir, oğlu sinirle yanlız öleceksin diyip çıkar.

Bekiri ev işlerinde görürüz, kahvaltılıkları buzdolabına koyar, bulaşıkları yıkar, ütü yapar, yatağını toplar. Eşinin fotoğrafına görünce, alıp okşar.

Akşam Hasan, Melis ve 35lik rakı ile gelir, Bekir kırgındır. Melis ortamı neşelendirir, Bekir herşeyin zamanı olduğunu anlatır. Melis ortamı yumuşatmaya çalışırken Hasanla tartışırlar. Melis odalarına çekilirler.

Sabah Bekir, cocukların kahvaltı hazırlamasına uyanır. Melis çıktığında Hasana “aşk böyledir, tartışırsın, barışırsın, azcık üzdünmü on katı üzülürsün. Birisi gelse, ben ona alışamam, üzerim çünkü ben hala annene aşığım.” der.

Sabah kapıdan birlikte neşe ile çıkarlar.

Serkanın Dondurmalı Helvası

Serkan sevgilisi terk ettiğinde işinde sorunlar yaşar, annesi çok üzerine gelir ve yakın arkadaşı tarafından kınanır. Serkan amaçsız şekilde falez parka gelir

Çocuk sigara icer, falezlerden uzaklara bakar, kisa bir flash back ile sevgilisi ile olduğu zamanlara gideriz,: başka kıza baktı diye kızar, önlerinden mercedes geçtiğinde özenir, evlendiğinde pahalı ev hayallerini görürüz. Sonra bir nefes daha çeker, kızı ayrılık konuşmasında görürüz dumanını verir.
İş arkadaşlarının hakkında dalga geçtiklerini görürüz, dumanı verir.
Patronunun ters davrandığı, çay getir dediğini görürüz, dumanı verir.
Annesinin evlen/iş/ vb davrandığını görürüz, sigarayı söndürüp, pakete geri koyar (atmaz tabiki). Çitlerin üzerinden geçerek kendini boşluğa atar ve ekran kararır. Bir kızın bağırır “atladı”, çığlık atar, çığlık sesleri ambulans sesine dönüşür. Başına toplanılmış gibi konuşmalar, “çocuk kendini nasıl attı”, “kesin kız meselesi” gibi bir sürü dış sesi duyarız. Seslerin arasından patronun sesini duyarız, serkanın arkadaşına, “ayıp yaptığı, hazırlıksız yakalandım. Çok üstüne gittin ama”.  Annesi, kız arkadaşına “sen çıkardın yoldan biliyorum”, Kız, “oğluna bi rahat bırakmadın, seninle mi sevgiliyim onunla mı bilmedim”. Sözleri duyarken görüntü yavaş yavaş açılır.
Masanın etrafında kakolu dondurma yemektedirler,
Yakın çekimde serkan teker teker sarılır ağlarlar
Hepsini iştahla yediğini teker teker çekeriz
Birbirlerini itercesine kameraya yakın durmaktadırlar,
Son 1: Anne gelir oğlum diye boynuna atlar, sevgilisi iter serkan benim için yapmana değmezdi, bi yüzükle gönlümü alabilirdin derken, arkadaşı çeker kanka kendine yaptın da bana da yapılır mı, napçam sensiz derken patronu olum üstüne çok geldim, ama bak gerçekten iki yıl sonra zam bile düşünüyordum anne tekrar ittirir oğlummmm der ve kapanır
Son 2: Patron gelir, ah be serkan senin gibisini nasıl bulurum, ağzına vur lokmayı al bi tipsin, kız arkadaşı gelir, aşkım hiç gerek yoktu benim için ölmene, bir yüzükle gönlümü alabilirdin, iş arkadaşı gelir kanka kakaladın işleri, hayat sana güzel bea, şimdi diğer tarafta yatar durursun, oğlum demedim mi sana güzel varlıklı bi kızla evlen, bu şırfıntıya takıldın gittin, bizim hanimelerin oğlu öyle mi derken ekran kararır.
Son 3: Kanka bekle beni der selam çakarlar, kız arkadaşı gelir, seni sevmiştim ama anlaman lazımdı, iş arkadaşı  çok takıldık kusura bakma, patron iyi bir çalışandın teşekkürler, annesi gelir boynuna sarılarak ağlar,
Son 4: Patron Serkan öldü mü, arkadaşının sesi de gelir serkan nasıl yaparsın, kız arkadaşı kendi arkadaşlarına övünür, benim için attı yazık çocuğa, annesi ahh serkanım nasıl kıyarsın kendine, yeterince yapmadım mı senin için. Birbirlerine anlatırken görürüz.


Gene Ayrıldık ( kisa film senaryosu )

(Gece, falezler parkı)
Irmak kızımız, Deniz sevgilisi. 
Irmak , falezlerin dibine, çitlere gelir, Deniz naylon poşettten ikinci birasını çıkarır, kız sigarasını çıkartır, çakmağı yaktığında, biranın pıpsstt sesini duyarız. Çocuk ilk derin yudumunu alırken kızın nefes çekme sesini duyarız. Nefesi verir. (İç ses olarak ) :
(Kız) Hiç bir soruma çevap vermiyorsun, hiç bişey mi yapmayacağız senle?
(Erkek) Sadece bir tane sorun yok ki, binlerce var, 
K: Hiç birini yapmıyorsun ki
E: Bitmez ki, birini çözsem olmayanlar arkada bekliyor
K: Babamla tanışsaydın ( Evde Kısaca süper taranmış saçları, fonda annesinin elinde çicekler-çikolata ile babasına eğilmiş öpüyor)
E: Annenle, tanıştığım
K: Ya neden mutlu yuvamızı tutmadık (Kiralık yazısı olan bir apartmanın önünde kız mutlu mutlu sırıtmaktadır )
E: Çünkü o paraya havuzlu sitede ev alabiliyoruz.
K: Mobilyalar ( mobilyacıda yayılmışlar)
E: Ben çekyatlarımı yeni aldım. Ve o mobilya parası ile bir ay avrupa turuna gidebiliriz 
K: (Bir daha nefes çeker, çocuk yan sahnede birasından fırt alır)
Birlikte :  Senle olmaz hiç, hiç bir şey kuramayız.
K: Arkadaşlara nedicem ( Kantin gibi bir yerde oturmuşlardır, 10-15 kişi karşısında bunlara hep birlikte) Arkadaşlar: Aman bırak bunu ya, daha iyisini yarın bulursun, sana layık değildi zaten. 
Kızın arkadaşı Alpin omzundan ağlayarak uzaklaşır, Alp telefonu kaldırır, yan görüntüde de çocuk açar. kanka biliyorsun bende çok seviyorum ama olmuyor işte, kanka Kız çok kötü, eminim sen de kötüsün.
( annesinin evinde mutfakta oturuyorken görürüz) Anne bunlara bakarak, olur böyle kavgalar daha necelerini edeceksiniz (diyip ellerini tutar)
K: Keşke herşey ilk tanıştığımızdaki gibi olsa
E: Keşke keşke, nasıldık ki? Böyle değildik ki, sadece tamiz aşkımız vardı, şimdi ise uzun uzun iş listeleri yapılacaklar, yetmemeler.
K: Ama bunlar gerekli ki, bunlarsız olmaz ki.. 
E: Ama aşkı öldürüyor ki, biz güzel evlerinde, pahalı mobilyalarında yaşayabilemek için evlerinden çıkamayan bir çift mi olacağız?
(Sigarasından bir tane daha alır.)  Bu işin normali bu ki, Ama herkes böyle ki
Herkes, sıkıcı birer çift
K: (çocuğa doğru döner)Aşkım, hadi senin evde oturalım ama çek yat kesin gidecek
Cocuk sonunda kızın yanına gidip öper, Sensiz olmaz der

Garip bir gece

Uykuda

Deniz icinde goruruz, oksurur, derin nefes cekmeye calisir agzina yuzune dalgalar girer ve
Uyanir
Karsisinda sevecen gozlerle esi bakmaktadir
Askim sakin ol der sakin ve yatistirir bir ton da, sanki hersey normal gibi
Elini bogazina atar ve kan gorur
Tam kesemedim, bitiremedim, oyle kolay kesilmiyormus der
Konusmaya calisir ama cevap veremez, sag elini bogazinda tutup dogrulmaya calisir,
Kadin bir hamle ile bir daha kesmeye calisir
Sol eli ile bicagi yakalar, bicak yuzuk parmagi ile orta parmagin arasina saplanir
Kiz geri ceker 
Cocuk sagina soluna bakinir, hala anlamaya calismaktadir, kabus olsa cok gercekcidir,
Kiz bir daha hamle yapar  saplamak uzere
Cocuk elinin ortasindan cikar
Diger eliyle kizi iter, kiz yere duser, cocugun boynundan kan fiskirmaktadir
Cok kan kaybetmis midir? Bu elinden kan fiskiritiyor mu? Acaba carsaflar cok batacak mi? O sirada tekrar kizin aglamasini duyar
Yere dusunce eli acimistir, elini tutarak “hep senin sucun, sen yaptin bunu, elimi de acittin” diye aglamaktadir,
Cocuk kalkar, aynada kendine bakar, telefon etmek ister, ama kan olur diye gecirir aklindan, aramaya calisir ama kandan tel gozukmez olur, 
Kiz icerde “sen yaptin bunu, bana sen yaptirdin “ diye bagirmaktadir
Telefonu gosterek “ambulans “ demeye calisir polis demeye calisir
Kardesini aramayi dusunur, konusamasa bile cikardigi seslerden anlar ki, fakat gelemez ki, kimseyi bilmez ki, ama zaten acmazki gec oldu, kim kim
Disari gitmeyi dusunur, ust komsu kek getirmisti, ama cikamaz ki, o kadar merdiven, ya yan komsu, suratsizin teki, alt komsu da evde yoktu, koridorda ayaklarinin tutmadigini hisseder, yere coker,
Boyle mi olecegim diye dusunur, kizin yerine guzel bir muzik calsa, misal esaretin bedelinde adamin dinlettigi muzik,  e tabi guzel bi yemek yese diye dusunur, ac mi olunur, misal kizarmis tavuk, ama tavuklari da keyfimiz icin boyle bogazlamiyor muyuz diye dusunurken,
artik gozleri agirlasir, civciv cifliginde (Mozart - Le Nozze di Figaro)  esliginde gozlerini kapar.

Ertesi gun polisler/morg/kelepce/onlukler/fotograf cekilmesi vb

Cocugun telefonunu goruruz, Funda Mo aramaktadir, mesajlarinda sali gunu bulusma, 180-90, esim bilmesin yazmaktadir.

Arayan adamdir, disardan iceri girer, tabelada Funda Mobilya yazmaktadir. Yerine otururken, “kodugumun cocugu, acmiyor 2 gundur” der, oturunca tv’de haberleri goruruz

Haber goruntuleri seklinde kesik kesik
Kadin : Aldatti beni,
Feminist : arkadasimiz cok madurdur, bir pislikti kocasi
Kadin : gecenin bir korunde vurdu bana
Feminist : dunyadan bir pisligi temizledi 
Kadin : yemek/temizlik yaptim ne buldum


Dijital Yanlızlık 2

Ne kadar çok tanıdığımız olsa da, kendi alanımızda kalmak ve etkileşmlerimizin çerçevelerini sınırlı tutmak isteriz. Dijital yanlızlık aslında keder degil, elimizdekilerin bize yetersizliginden, bilincli bir secimimizdir. 

Özet

  1. Odasında tek başına calisir, 
  2. Etkileşim : insanlarla tanıklık ederiz.
  3. Final, eve birisini de atmistir, bir suru iletisim kurmustur ama yanlizligini tercih eder.

Nasıl Yaparız

Odasında tek başına plan

Masa başı klasik sıkılma uğraşma çekimleri, arada off yarin devam ederim diyip youporna girer,  sola dogru zoom yaparak, ne yaptiginin seslerini duyariz, sahne kapanir.

Etkileşimler

Kafe1 Yelda, Kral, Garson (Karşılıklı otururlar masa basinda. )
  •  (Yelda yakın yüz planı: çapkı çapkın bakar.)
  •  ( Kral yakın yüz planı: kiza  gulumser.) Bak buranın bır kekı var kı kesın denemelısın
  •  Kusura bakma deneyemem kek fln, 
  •  ( sozunu keserek ) Diyet mi yapiyorsun? 
  •  Yok, seni aptal ( Burda kralin yuzu degisir ), sekerli seyler yemiyorum
  • Tabi nedeni vardir
  • Tabi ki, gormuyor musun yiyenleri, hepsi davul gibi
  • Bu diyet degil mi?
  • ( kahkaha atarak ) Tabiki degil ben sadece yemiyorum.
  • (Garson gelir) bir kek iki cay lutfen
  •  (Araya girerek) Hayir hayir, kek olmaz
  • Arkadasa bir cay bana da cay ve kek lutfen, ( kiza donerek ) oldu mu?
  • Aaa kesinlikle olmaz, ne yani onumde sen kek yiyeceksin ben bakacak miyim?
  • Peki Garson bey birer cay icip kalkalim.


Kafe2 Fatma, Kral (Kral oturur, karsidan Janet girer) 
  • Canim nasilsin?
  • Iyidir, is sikistiriyor da atiyorum disari kendimi
  • At at iyidir, beni hic sorma, Selimle kavga ettik
  • Sevgilinden ayrilmamis miydi?
  • Yok yaa ondan onceden  ayrildim, bu yeni, ama onu da tutmam cok fazla, cok kiskanc
  • Hayda
  • Huseyinleyken iki defa aldattigimi soylemiycektim 
  • ( Kralin agzi acik kalir bisey diyemez)
  • Iyiki az demisim, gercek sayiyi bilse bir saniye yanimda durmaz
  • ( cayindan yudum alir )
  • Aslinda bunu fuckbody olur diye dusundum, salak vuruldu bana, ben de napayim surekli ismarliyor, evi guzel,
  • (Gulerek ) imkanlari iyi diyorsun
  • Tabi, bir erkekte imkanlar en onemlisi. merkezi yerde, 2+1 temiz guzel daire
  • Ne yani her iyi imkanli cocukla yatar misin
  • Ya tabiki yatmam, tabi ki yani ( gulerek ) kolye fln isi degistirir, 
ArkadasEvi John, Kral (Kapidan iceri girer ve elindekileri verir, tvde mac)
  • ( Cok da umursamaz )  kanka isi naptin? 
  • iki yildir ayni, bildigin gibi
  • Yok be en son kizil sacli vardi ya,
  • Olum onun uzerine kac tane gecti
  • Off ne saglam kici vardi 
  • Ayip oluyor ama
  • ( tvdeki goruntunun uzerine bagirir ) yuru be, (sakin) ee kanka isi naptin
  • para geliyor iste napayim
  • (Bagirir) Hadi hadi, offf bea
  • Kanka sonra goruselim ben kaciyorum (Telefona bakarak) 
  • ( Gozunu ekrandan ayirmadan ) tmm kanka su maci izleseydik (Kral cikar gider )


DenizDibiKafe Janet, Kral Kiz poz verir, isteksizce Kral ceker
  •  Kral Janeti fonda manzara ile fotograflar, Janet’in guzel bir fotografa ugrasir olabildigince, krali dinlemez, gene bir bahane uydurup kalkar


Sunlar hakkinda da yazabiliz:
  1. basit biseyi anlamaz anlamaz, 
  2. aynı renkteki rujlar arasında seçim yaptırir, 
  3. sokakta giderken birden ciglik atip kedi sever, 
  4. Benle arabada icmeye gidecekken abi beni eve birak der 

Final


Masa başı klasik sıkılma uğraşma çekimleri, yataktan kafasini kiz kaldirir, tatlim hadi ben calismam lazim diyip hatunu paketler, kendisi tinderi acar, biraz gezindikten sonra bilgisayardan youporna girdigini goruruz, sesler esliginde sola dogru zoom yapariz

Senaryo Eskici

Artık kendisi bu kitap arasından çıkan fotoğrafların kendisine üzmesine anlam veremeyecek haldeydi. Sevgilisini artık sevmiyordu çekildiğinde ve bittiğine mutlu değil miydi ? Tabiki peki bu göz yaşları neden süzülmek istiyordu belki de hala kalbine anlatması gerekiyordu veya bu yükten tamamen kurtulmalıydı, ki bu sırada eskicinin cığırdığını duydu sokak başında

Eskici, eskileri alırım, eski aşkları alırım, eski anıları alırım, mandal veririm, çamaşır ipi veririm, eskici geldi aşıklar eski aşları alırım.

Fotoğrafları, mektupları, notları ve minik hediyeleri koydukları kutusunu açtı, elindeki fotoğrafları oraya koydu. Bundan kurtulması gerekiyordu artık, zamanı gelmişti. Gene de kazara gibi birlikte gezdikleri bir gezide çekildikleri fotoğrafı ayıkladı. Camı açıp özgürce bağırdı, eskici buraya.

Yaşlı adam tüm gün gezmiş ve bu molasının tadını çıkarır bir hali vardı, evin düzenine alışamadığından rahat oturamıyor ama talepkardı, "kızım çok susadım limonata hoşaf neyn var mı". Kız aşkı ile ilgili kutusunu getirdi, adam sanki ilişki kayıt memuru titizliği ile sanki ilişkiyi üçü birlikte yaşamışlar gibi kutuyu karıştırdı, bir iki detay sordu, kötü el yazısı ile bişeyler karaladı. Sonra burda dedi bir fotoğraf daha olmalı. Kız nerden anladığını bilemese de çıkarttı. Adam çıkarken dedi peki elime ne geçecek? Bilmem herkes ilişki bitince bir leğen almak ister ama belki 10lu şanslı iseniz 12li mandalınız olabilir. Adam kutu ile sakince dışarı çıktı ve getirdiği şey çok önemli gibi hayrını gör dedi.


Haftanın her günün müşterisi ayrı olurdu, pazarları zengin semtlerin tiki müşterisi, şanslı ise telefon bile verirlerdi leğen karşılığında, mutaassıp semtlerin de derdi farklı olurdu, kuranın romantik bişey olduğunu anlatamadığı yada 5 seccade ile çıktığı yerler olmuştu. Gay veya lezbiyenlere de alışmıştı, sonuçta o hikayelerinde alıcıları iyidi, sevgililerin sevgilisi olmasını anlamıyordu, dalga geçildiğini düşünmüştü bir çiftin sevgilisi terk ettiğinde. Bu öyküleri dükkanda tezgah altına almıştı.

Dükkan derken şehrin en tanınmış caddesinde alt girişli bir dükkanı vardı. Minik dükkanın etrafı camdan bir sürü paket ve üzerlerinde çeşitli tanıtım yazıları ile doluydu. Uzaktan gördüğünüzde dükkanı bir dvd/film dükkanına benzetebilirdiniz, her pakette oynayanlar gerçek insanlar, büyük ihtimal gerçek duygularla yaşamışlar.

İki kız yaklaştı. Belli ki biraz içmişler eve giderken özel bir şey almak istemişler. Film dediğin 2 saate biter ama böyle bir paket alsan haftalarca kurtulamazsın etkisinden. Ve bu hikaye sadece senin olacak. Dedi, kilolu olanı ve arkadaşını soktu dükkana. Adamın genç ve yakışıklı oğlu dükkanı yönetiyordu. El çabukluğu ile yediği lahmacunu katladı ve müşterileri ile ilgilenmeye başladı. 2 genç kız ne ister, romantik başlamalı kız reddetmeli ama beyaz atlı prens ısrarla peşinden koşup aşkını kanıtlamalı, sonra da hayat ayırmalı. Hızlıca anlattı oğul şu taraftakilerde kızlar zengin, bu taraftakiler yurtdışı ilişkileri, şu köşe kazalar ve ölümler için ayırdık, aldatma isterseniz 2 katlara bakın, kaynana sorunları da kırmızı işaretli.

Bir dükkan işletme açmak ve devam ettirmek öyle kolay bir iş değildir, devamlı müşteriler, yani gelenler, sizi bilenler, eğer herşey düzgün gidiyorsa rakipler. Bence bu işin en özgü tarafını emekçi amca cekiyor sokaklarda, ihtiyacı olmadığını biliyoruz, kışın mı, hiç çıkmaz, yazın mı, sanki özel zevk alır evlerde gezmekten yeni ( gerçi çogu benzerdir ) hikayeler duymaktan. Belki de kendisini özel bir taşıyıcı gibi düşünmektedir. Duygu zengininden alıp duygu fakirine veren.

Kızlar yüklüce bir paket seçtiler kendilerine, markete uğrayıp bir iki mum, kızın sevdiği yarı tatlı kırmızı şarap, çocuğun sevdiği iç çamaşırı büstiyerler, ikisinin de sevdiği başka mahallenin pizzacısının telefonu ile birlikte evlerine gittiler.


Paket özenle hazırlanmış duygusu yaratırdı ama sadece formaliteden parçalara bölünmüştü. Buna rağmen hikayenin gidişi her okuyanı kendinden alırdı. Nitekim hikayeler gerçektir ve yaşanmıştır. Her paketin doğası farklıdır, bu yüzden  hepsi farklı isimlendirilir ve satılırdı. Bu paketın parçaları şu şekilde sıralanmıştı: İlk bölüm nasıl tanıştık, ikincisi kıvılcımdan ateşe, 3cüsü aşkımız, 4 çatışmadan kaçınma, 5 nasıl böyle olduk.

Kızlar ilk bölümü açtılar: kızın günlüğünden bir parça, çocuğun da olduğu ilk okuldaki fotoğraf...


Ertesi gün ev tam bir harabeye dönmüştür, tüm bölümler açılmış okudukça saçılmış. Kızlardan biri çocuğu savunmuş diğeri kızı tartışmışlar, arada birlikte mektubu okuyup ağlamışlar, içtikçe içmişler, orta bölümde roller değişmiş, başka türlü tartışmışlar başka türlü yaşamışlar. Sonun da birisi öğlen uyanıp kafayı kaldırabilmiş, etrafa ölü gözlerle süzerken gözleri dün akşamki sevgiliyi aramıştı.


Kendileri için bukadar kolaydı. Satın aldıkları aşkı gece boyunca doyasıya yaşamışlar ve tatmin olmuş şekilde temizliklerini yapıyorlardı. Tüm yaşanmışlıkları toplayıp çöpün kenarına bıraktılar.









Ayrılığın Yalnızsız Hali

Parkta tek başına yürüyordu,
İnanmak istemiyordu,
10 ay mı olmuştu, yoo ilk görüşünde bile çok beğenmişti,
2 yıl mı oluyordu.
Parmak hesabına başlayacakken, ilk nerde başladığını hatırlamaya çalıştı
Ama ne kadar gereksiz olduğunu düşündü, daha dün gibi hatırlıyordu
Ha 10 ay ha 14 ay önce öpmüştü,
Sonra da hiç dudaklarını ayırmamışlardı
Tartışsalar bile ayırmamışlardı
İlk kıvılcımdan sonra hep içleri sıcacıktı

2 damla yaş süzülürken, hayatına devam etme gücünü hissetti
Bir damlanın devamı iki, üç derken,
Damlalar damladıkça içinden bişyler götürsün de acısı bitsin istiyordu
her damla tonlarca yük mü götürüyordu
bitmiyordu,
hıçkırmaya başladı,


yanına geldi sevgilisi,
sarıldılar,
artık tek başına üzülmeyecekti


Chip & Pin

Senaryo Chip&Pin

Çeşitli reklamlar

Giriş bölümümüz, klasik bir tv görüntüsüne büründürülmüş reklam ve haberlerden oluşacak. Aşağıda bunları açtım.

Romantik buluşma

Sahne değişir hareketli görüntüler kaybolur ve sakinlik gelir: İki sevgili aşklarının doruğunda yanak yanağa bir bankta oturmaktadır. Yavaş yavaş yağmur atıştırmaya başlar. Bir birlerine sevgi ve aşkla bakarlar. Erkek, sevgilisine doktoru sorar, Kız doktoru elbette görmüştür. Ona c&p önerilmiştir. Artılarını anlatır biraz ama kendisini kaygılandırmaktadır bu: sakat gibi mi olacaktır, beklenmedik bir sonucu olabilir mi acaba?

Erkek evde

Bilgisayarının başına geçer ve chip & pine yazar. Önüne c&p ile ilgili bilgiler yığılmaya başlar. Nerde takılacağı vs.da. Bu bağlantılardan c&p takılan yerin adresini buluyor. Sitede c&p'nin özellikleri de anlatılmış, Alt alta listeden yavaş yavaş aşağıya iniyor, ders çalışma, duygu yönetimi, bıkmama, uyku problemleri, cinsel hayat, hafıza geliştirme, ... Tabiki cinsel hayat'a atlar elemanımız ve [Web Sayfasındaki Animasyon 5] izler. Bizim sevgili izlerken çeşitli sesler çıkarır ve bu sesler eşliğinde bilgisayar ekranına muhallebi fırlatırız.

C&p yerleştirilecek mi

E tabi ki, yoksa olay nasıl olsun? Ama bu kadar kolay mı bakalım: Kız çok düşündüğünü ama dışardan müdahalenin yanlış olduğunu fln düşünmektedir. Bir ilaç bağımlısı gibi, bir sakat gibi hissedeceğini söyler. Ama erkek fikri çok beğenmiştir ve hemen takmasını ister. Derslerinde yararlı olur şöyle böyle diye ikna eder. Taktıracak bir yer de bulmuştur. Kız ikna olmaz ama ısrara da dayanamaz.

Çılgın Fizikçi

Bu iki sevgili, boş bir koridorda yürümektedirler. Etraf boş olduğu için biraz korkaktırlar. Birden korkunç bir kahkaha duyarız, ardından ilerden bir odadan bir kedi fırlar. Odanın orası olduğunu farkederler ve odaya girerler. Oda pek karışıktır, bir sürü deney aleti vardır. Kara tahta üzerinde boş yer yoktur, ÇF çılgınca küçüçük bir boşluğu doldurmaya çalışmaktadır. Masanın üstünde elektrodlar, deney tüpleri ve c&p'ler vardır. Acaba konuşmalarına gerek var mı?

(Romantik) Buluşma II

Yine yağmur hafifçe atıştırmaktadır. Erkek daha önce yaptığı gibi sevgilisini öper ve ensesine dokunur ve yatakta görüntüleriz. (Bu kısmı animasyondan çalabiliriz, hani benzer ya, hani chip işe yaradı ya)

C&p ile rahat hayat

Kız artık her işini tam zamanında yapmaktadır. (bu sahneler hızlı gösterilecek, bir de müzik olsa ne iyi olur!)
  • Ders mi çalışması gerekiyor, çıt,
  • Bulaşık mı yıkayacak, çıt
  • Mutlu hissetmiyor mu, çıt
  • Sevişmek istemiyor mu, çıt
Daha az ve uyumadan birkaç gün ders çalışır ve çok iyi notlar alır, evleri tertemizdir, mutlu hissediyordur, sevgilisi ondan çok memnundur. Fakat, eksik bir şeyler hissetmektedir. Bir şeyler sanki olması gerektiği gibi değildir! Yanlış hatalı ve üstelik bişey işte. Ama bu nedir? Kendisi bilememekle birlikte etrafındakilerin olumlaması ve kendisinin hayal ettiği mükemmel insana yaklaşması hissettiği yanlışlığı bastırmasına neden olmaktadır.

Özgürlerle tanışma

Okulda dersine giderken, birisi bir broşür uzatır. C&p'nin "diğer" yönleri. Kız ilerideki çöpe atmak içinmiş gibi alır. Ama broşürü veren çocukla göz göze gelirler. Çocuk, ders çıkışında çay teklif eder. Kız utanır ve çıkışta farklı bir kapıyı kullanır. Broşürü okumaya başlar. Broşür tam olarak kızın hissettiklerini, yaşadıklarını yazmaktadır. Sanki bunu yazan kendisiymiş gibi. Bunu bildiri veren çocuğun ağzından dinleyip kızın hızlı çekimleri ile gösterebiliriz.

İnkâr

Kız birazda c&p'nin baskısı ile özgürlerden nefret etmeye başlar. Onlar başaramayanladandır, hayatı çözemeyenlerdendir, onlar hayatın formalizmindeki beklenmeyen dalgalanmadırlar (fluctuations), onlar hatadır. Bu durumda bir süre daha devam eder. Ama bunun bir sonu yok gibidir. Broşür aklına gelir arada, c&p'yi mutluluk moduna çevirmeden önce. Ama hissettiği yanlış hayatının her alanını kaplamaktadır. Evet sorusuz sualsiz moda geçtiğinde gereklilikleri yerine getirmektedir, fakat ...

Anlaşılmak

Bu çocuğu düşünür. Aşkın ilk zamanları gibi hissetmektedir. Hayatındaki yanlışlık onu düşündüğünde kaybolmaktadır. Onun hayaliyle özgürdür. Onu görmesi gereklidir, ama onun olabileceği yerlerden kaçmaktadır. Ve yakalanır. Kendisini tanımaz ama kendini yakalanmış gibi hareketsiz, kifayetsiz bulur. Bir kaç saniye geç de olsa, çocuk hatırlar kızı. Otururlar ve çocuk biraz broşürden bahseder. Kız çocuğa daha önce onun da chip sahibi olup olmadığını sorar. Çocuk onaylar. Ve kız birden elini arkaya atar daha ulaşmadan bir çığlık atar ve söker. Birden çok halsizleşir.

Ertesi gün

Erkek arkadaşı kapıyı çarpar, evden sinirli sinirli çıkmaktadır. Evde oturmaktadır. Dersleri, bulaşıklar ve kirli bir evdedir. Çok mutlu bir kedi gibi, yatakta gerinir ve tembellik yapar. Kendisi olmuştur. Tanımadığı bir robot değildir artık, herkesi mutlu eden. Yataktan kalkmak için elini atsada alışkanlıktan ensesine hayatın her anının tadını çıkarmaktadır. Nasıl olsa sevgilisinin gönlünü alır akşama, nasıl olsa ev bir ay pis olsa temizler, ödevlerini yapar zaten.

Filmin Son Tümcesi

Öneriler:
  1. Gökten üç c&p düşmüş, birini kendisi ezmiş, birini daha kendisi ezmiş ama sonuncuya yetişememiş. öyle yerde çürümüş kalmış
  2. Hayat yaşadıkça hayattır.
  3. Mutluluk, mutsuzlukla diyalektik olarak sevişen bir kavramdır. (bir cümleyi düşürüyo ama anlamı değil!)
  4. Kendisini dışarda arayan, içerde yanlız kalırmış.
  5. Bugünün işini yarına bırakabiliyorsan bırak.
  6. Tembellik en doğal insan hakkıdır.
  7. Kızımız sonraki hayatında özgürlere katılır ve kendisinin değerini hep bilir.
  8. Özgürlük başkasının mutluluğu için çalışmamaktan geçer. ()
  9. Hangimizin c&p'ni yok ki?
  10. C&p'nini çıkarmayanın ...

Kişiler:

  • Kız:
  • Sevgili:
  • Çılgın Fizikçi:
  • Muhabir:
  • Özgürler 1: Bence sıradan biri olmalı, yol göstericinin yakışıklı, uzun boylu ve mavi gözlü olmasına gerek yok. Çünkü, onun varlığı ve görüntüsü başka bir düzlemde, c&p karşıtlığında. (Düşüncenin, görünümün üstüne geçmesi!)
  • Özgürler 2..N: Bildiri dağıtacaklar, masa açacaklar.

Mekanlar :

  • Sevgililerin buluştuğu romantik yer: Kimya önü, eski biyoloji arkası
  • Kızın evi: Önce dağınık, sonra derli toplu sonra iyice dağınık (aka kızın odası)
  • Çılgın Fizikçi Labı: Valla buluruz sanırım, tam mekanındayız olayın!
  • Olursa Mediko

Çeşitli Reklamlar: 

Televizyon şeklinde gösterilecek kalitesi düşük olacak (tv'den çekiyor gibi). Belki haber şeklinde de olabilir.

Haber 1:

Mediko'da sırada insanlar görürüz, haber muhabiri durumu özetler, sırada bekleyen hasta çocukları, onların bürokratik işlemler için 2 saat sıra beklediklerini anlatır, sonrada gelen bir c&p çocuğun ağzından nasıl işlemlerin hızlandığı anlatılır.

Haber 2:

Kalabalık girişli bir zaman, bir öğrenci çıkar ve girerken onu görüntüleriz.

Reklam 3 :

Çılgın fizikçimiz, ne işe yaradığını anlatır. Bunun için Lablatuar kullanılabilir. Bir de sevgili için hazırlayacağımız web sayfası.

Web Sayfası 4:

Erkekin bakacağı sayfa, bilgiler olacak:
  • Ders çalışma,
  • Duygular
  • Sıkılmama bıkmama
  • Cinsel hayat
  • Hafıza gelişirme
  • Mutluluk modu
  • Uyku problemleri

Web Sayfasındaki Animasyon 5:

Bir animasyona ihtiyaç var! (Sevgiliniz asla "başım ağrıyor" demeyecek anafikri verecek) Animasyonda bir c& ile nasıl mutlu olunduğu silüet halinde gösterilecek.

PhpKonf istanbulda php konferansı

Her gün işe gitmek için kalktığımdan 1 saat erken kalkarak, işe giderkenki yolun 100 katını katederek (iş yeri arka sokakta) ulaştığım konferans mekanı beşiktaş meydandaki bahçeşehir üniversitesi. Gişini uzun süre dolanarak tahayüll ederek en berduş yere doğru yöneldim, ki %40 doğruymuş, %60 biraz daha ara sokaktan, starbucks ve başka bir kafenin ortasından girince olan yer.

Bu kadar kalabalık beklemiyordum. Tmm merkezi bir yerdeyiz, beşiktaş, tatil günü (tabiki normal çalışanlara göre tatil, bana değil normalde) olan cmt, Ama belki de bu kadar popüler bir dil hakkaten php. Bilmsellikten ve yaparızcılık, hallederiz abicilikle örülü ama gerçekten herkesin hayran olduğu bir dil.


Herkes lafını etkinliğin düzenleyicisi ubit'e dair kullanıyorum. Eğer hızlı bir şekilde çıkmak, uygulamanızı çalışır yapmak istiyorsanız kullanacağınız en sağlam seçenek PHP. Php programcının isteklerini en basit şekilde "çalışır" kod üretmek için hazırlanmış. Doğal olarak bu konferansın amacı da ortaya çıkıyor: Php ile nasıl güzel kod yazılır. Nitakim bu kadar hızlı ve esnek serbestlik sağlayınca dil, bir toparlama gerekiyor.

İlk konuşmada Osman Ürgür Adam olacak kod böyle bir gereksinimi dillendiriyordu. Hızlıca kötü yazılmış kodu, adam etme işi. Limango'da ellerinde almanca değişkenler, veritabanı yapısı ve spagetti kodla karşı karşıya kalmışlar. İhtiyaçlar gelecek düşünülmeden koda eklenmiş. Hızlı bir oldu/tamam doğal olarak gelecekte kodun anlaşılmamasına, değişiklik yapılma zorluğuna ve hata üretebilirliğe yol açar. php versiyonu ile (5.1 hakkaten eski) cebelleşmelerinden, laravel'in custom sürümünü kullanarak api geliştirmelerinden ve api ile önce servisleri sonra mobil tarafı yazarak bir yandan da front endde geliştirerek eski koddan kurtulma macerasını anlattı.

Bence konferansın en ilginç konuşması Php ile Test güdümlü geliştirme sunumuyla Osman Yükselindi. Hani duyduğum, denemek istediğim bir konsept, fakat nasıl yapılır, ne ediliri göremiyordum. Örneklerle üzerinden gittik. Test driven yazmak için kodu, önce kod yazmamak lazım olduğunu, önce testleri yazma gerekliliği hakkaten çok ilginçti. Bir de aklıma takılan, yaw peki mail atmıcaksak boş sınıfları nasıl yaratıcaz sorumu, mock'ladı.

Elasticsearch ve Solr ile Hüseyin Mert kulağımıza  su kaçırmak istediğini ifade etti. Emir Karşıyakalı, rest'den bahsetti. Kısaca soad metodlarınızı gösterir, çalışmayı ifşa eder, sadece post kullanır, http hata kodları ile çalışmaz rest iyidir dedi. Tayyar Beşikçi, MongoDB anlattı. İbrahim Gündüz, Tatil.com'da beraber çalıştığımız arkadaşım, yük altında asenkron hayat şeklinde, yüksek performanslı uygulamalarda, hemen yapılmayabilecek işlemleri Message Queue atarak asenkron kod çalıştırmadak konseptual bahsetti. Log, Mail, sms, ödeme, belki search asenkron çalışabilir. Siz mesaj kuyruğuna isteği yazarsınız, consumer/subscriber program kuyruktan işleri alarak gerekeni yapar. Böylece mesela mail atacaksanız, işlemi kuyruğa atıp kendi prosesinizi kapatırsınız.

Muhittin Özerin sunduğu İlişkisel veritabanları ve Doctrine'de çıktım. Ne yazıkki nginx sunumunu kaçırdım.


Doctrine ORM Sunumu hakkında

PhpKonf istanbulda php konferansında Muhittin Özerin  İlişkisel veritabanları ve Doctrine sundundu.

Sunumuna uzun uzun orta okul db bilgileri anlatarak başladı. İlişkisel veritabanı nedir, aralarında neler var vb. Sonra orm'nin faydasını sıraladı, bir veritabana mahküm kalmamak, kodun güzel gözükmesi. Tabi dezavantajlarına gelip performans yazınca ekranda, suç programcının oldu: "Bazıları der yavaştır. Tabi kötü yazılırsa kod yavaşlık olur, ormler hızlıdır aslında, tek sayfalık bir site yapıp orm kullanırsanız yavaşlar, orm'ler büyük kapsamlı projeler içindir, böyle projelerde hız farkını anlarsınız. Ama sorguların güzel yazılması, db indekslerinin hazırlanmış olması gerekir".  Doctrinin diğer frameworklerle karşılaştırılmasında salondan çıkmak zaruret oldu. stackoverflow'dan soruları almış, 4500 doctrin sorusu var, en yakın rakibi 800 soruda. Bir arkadaş cevaplar da önemli dedi. Bu "Muhittin" arkadaş, 4500 soruda elbette 800 cevaptan fazla yanıt vardır. (süper!) olmadığını düşünmek saçmalık olur" (batırdın arkadaş!) dedi. Sonra topladım eşyaları çıktım.

ORM hakkında düşüncelerim:
Kod içinde sql sorguları çok kötü. model katmanında bile php yazıyoruz, sql nerden çıktı diyoruz. Aynı zamanda mysql'den mongo'ya yada postgresql'e sorunsuz bir geçiş stratejisi çizemem.

Fakat Orm özellikle php'de büyük dert. db şemalarını çıkarması, bizi uğraştırmaması, şemaları koda yansıtması, koddaki değişklikleri db'ye yansıtması. Bunları yaparken hızlı initialize olması, hafızada az yer tutması vb.

Yok böyle bir orm. Orm ortaya kocaman kütlesi, onlarca yan destek sınıfları ile oturan hantal bir yapıdır. Siz gereksinimlerinizi php kod olarak yazarsınız, orm araçları bundan sql üretir. Native yazmadığınızda da kodun nerede patladığını görme şansınız azalır.Bir kodu siz normal sql araçları ile optimize edemezsiniz. Kodda deneyip yanılabilirsiniz. Php kullanma nedenimiz zaten koder'a yüklenmemekti, şimdi en ufak hatanın ceremesini çeker hale geldi. Ve bunu hız ve memory kayıplarına rağmen yaptık. Şöyle bir gerçek var ki, çalıştığım şirket, 10 yıldır db değiştirmedi. Memcache veya mongo destek için geldi. E hakkaten model katmanına baktığımızda native mysql sorguları ne olacak? Sanki o katman bunları görmek için var. E biz view'da aman html olmasın, js css karışmasın diyo muyuz?

Bu kadar laf saydım. Fakat gerçek hayatta kodun db bağımsız olmasını istersek ne yapacağız? Ya orm kullanmadan tüm modelleri diğer db için de yazacağız yada projede orm kullanacağız. :) Gerçek hayat ihtiyaçları, teoriyi döver!

Scrum eğitimi

Scrum bir tür agile yaklaşımı. Geçen eğitimine katıldık. Kısaca eskiden diyor, (hala türkiyede bir çok ekip böyle çalışıyor) projeyi baştan oturup çizmek ister. Gereksinimler çıkarılır, tasarım yapılır, uygulanır ve müşteriye teslim edilir, sonrasında ufak hata düzeltmesi vb. uygulanır.

Bu hala uygulandığından bahsetti, mesela bina yaparken, yada üretimi organize ederken (günde 3 ton hammadde bitiriyorsan, 90ton hammadden varsa, bir ay sonra üretim duracak yada sen gene sipariş edicen.)
Inline image 1
Grafikler güzeldi, %29 oranında projenin başarısız olmasına neden oluyormuş. Zamanlar tutmuyor, kullanılabilir bir ürün çıkmıyor, buddget'lar aşılıyor.
Inline image 2

Çünkü müşteri aslında ne istediğinden emin değil, yeni işlevler eklemek istiyor, kendini düzgün ifade edememiş. Bir araba istediğinizde aklınıza tekerleği olmasını istemek gelmeyebilir.

Scrum ne söylüyor:
İnsan var projelerde. O yüzden yapılacakları "zamanlamadan" baştan sona kadar listeleyin. Bunlara zorluk atayın. 10 günlük süre zarfında ürüne giden yolda kaç özellik yapılabileceğini ekiple birlikte kararlaştırın. 10 gün sonunda müşteriye çalışan demo gösterin, gelişmeleri ve eksiklikleri alarak diğer 10 günlük iş döngüsüne başlayın. Ekip her gün 15 dakikalık ayak üstü toplantılar yaparak önceki günden eksik/tamam işlerini ve varsa engellerini anlatıyor. Bir şekilde tıkanma yaşarsa, mesela gelmeyen login bilgileri, server'a erişim kısıtları, aldığı parçanın  çok büyük/detaylı çıkması gibi anlattığı için gecikmeler çok önceden (daha önceki modele göre aylar sonra) görülebiliyor. Aksiyon alınabiliyor.

10günlük döngü ve günlük kısa toplantılar Agile'ın özellikleri. Baktığımızda herşey diyalogun artması ve söyleneceklerin söylenmesine zorlamaktan geçiyor. 


Bitcoin kazanci

Bugün ilk bitcoin kazançimî yaşadım(5tl komisyondan geriye 2tl kalıyor), fakat şimdi satarsam 20tl kaybım olacak.

Bakalım nasıl bukadar büyük bir kazanç yaptığıma

Tanesi 2060'dan 0.12135922tane bitcoin aldım (250tl harcadım), 2083tlden hemen satışâ koyarak satım. Yaklaşık 15dakika içinde yaptığım bu işlemden dediğim gibi 5tl kâra geçim ( işyerim bana da 15dakika için bu kadar ödüyor) sonra tekrar alım işlemi için ilan bıraktım. Hooop 0.12277312 bitcoinim oldu. Satış için ilan verecektim ams busefer satış için verilen en ucuz teklif 2080olmuştu (en ucuz satarsanız ilk sizinkini alırlar) ilanı verdim. Satıldı mı diye izlerken benden daha ucuz teklifler gelmeye başladı. Daha düşüğe satmak için azalttım. 2070e kadar indim. Teorik olarak 254tl param var. Fakat sürekli daha düşüğe vermeye başladılar. Nedense sürekli artacağına olan inancım var, bu ilan verenlerin çocuk veya kafası çalışmayan salaklar olduğunu düşünüp kapattım.

Eve gittiğimde fiyat çok düştü, 1873tl. Benim paralar 230tl nominal değer sahip oldu. Bunun dibi varmı, ne zaman 10kat değer kazanır, ben bukadar bitcoinle ben 10kat hayali kuruyorsam, 1000coini olanlar ne yapsınlar... hikayemde anlatmadıgim site komisyonu var. Bu işten en karlı onlar çıktı. Düşse de yüzde alırlar çıksada, işlem yapınca hooop komisyon .















Şubat ayında batıkent

Güneş oldukça açılı ve ısıtıcılı şekilde odaya girip ısıttığında, aklıma 2012 ankara şubatı geliyor.

Sandviç dükkanında oturmuş sipariş beklerken sipariş geldi. Menü istemişti, araba ile atladım gittim, Pazar günüydü ve başka sipariş gelebilirdi.

O gün 60tl fln olmuştu. Adres bi garipti koşturuyordum, yoldan kola almak zorunda kalmıştım yada evinden çıkıcakmış, kolasını unutmuştum,Bir koladan 1 tl kadar kazandığımız için alırım demiştim ve koşturup almıştım. Umarım kötü yorum yazmaz, umarım yemekleri beğenir, bir daha ister., 10 olan toplam müdavimlerimiz 11 olur vb.
Adamın da derdi atıştırıp çıkmak. Cumartesinin tadını "Kızılay" da çıkarmak.

Pis kış güneşi, sıcakla birleşince hatıraları bir adım öteyi yapamamayı, azı maksimize etme oyalamacasını, skalanın darlığının insanı darlamasını kısacası Batıkentte iş kurmayı aklıma getirdi, bu pis yazıyı.

Not: Sanırım kasım ayıydı ama bana şubat ...

Git eğitimi

Git eğitimine katıldım, eğitimdi çünkü Levi gerçekten çok detaylı bilgilerle birlikte anlatım yaptı.

2saate anca sığan eğitimde ağırlıklı olarak gitin mantığı özet olarak da kullanılan komutlar yeraldı.

başlıklar halinde bahsetmek isterim,
Svn ile analoji kurmak hata, git ve svn aynı işi çözen çok farklı mantıklar,

Git ile çalışırken, gui yardımı almak büyük hata olur, komutları tam anlamıyla bilmeliyiz, aktif memoryde tutmak için sürekli mesai harcamalıyız, her takımda enaz bir git guru olmalı.

Sistem çok esnek, bu yüzden bilgisayara değil, kullanıcıya dayanıyor. Yani her hangi bir adımda hata yapabilirsiniz.

commitle immutable, yani değişmez, onunun haricinde herşey değişebilir.

asla kod kaybetmezsiniz, en azından gc(garbage collection) temizlemesinden önce 2haftanız var.

Sürekli development branchindan pull almak ve yeni özellik geliştirirken branch yaratmak önemli.



Linus Tovards yazdi ve git üzerine: işimi gören basit bir program demiş.

Genel gözlemim, git arkasında birçok guru olduğu ve github projesi birçok advenced özellik sunduğu için çok revaçta.
Kullanımı 10tane komutla kotarilacak kadar. Ama learning curve uzun, sizi programin kullanımından ziyade kendi mantığına zorluyor. Unutacaginiz, sonradan değişecek birçok bilgiyi ezberlenemize zorluyor.

development

Test, staging   branch versiuinlari takip etmeyikolalayıp



Tag readonly
Branch ileler


Bramch yaratıp silinirse, ppinter gider, loglarda yok , branch tarafindan erişilenleri gösterir. Eflogdan branch alinirsa geri gelir.

Feature branch ,


Fetch degidikleri getirir, kodda yok, entegre için

git pull rebase
Pull, fetch, merge

Rebase yeni sal oluşturmamış, kendiniz feature geliştirirken,
Cpmmitler gözükmüyor

Masterdayi

Checkout -b development
Git fetch origin
Git push origin development

Dutchout development working copy değiştirir


Git dutchout -b feature-x

Git rebase origin/development

Daha güzel gözüken history

Git chechout development
Git pull
Git merge feature-x
history de gözüksün

Git branch -b feature-x
Tabiki push etmedik.

Git merge tool

Squash biçok commit tiplansin

Stashing commit edilmemiş kodu kaybetmemek için


Samsung Mobile tarafından gönderildi

Vodafone Tablet


3 gün önce vodafone tablet aldım. İlk tabletim olması dolayısiyle pek güzel geldi cihaz.

Swype diye parmak sürükleyerek yazması, uygulamaları dergi mergi işleri pek hoş gerçekten.
Fakat alet çalışma konusunda çok isteksiz.
Açılırken,
müzik dinlerken,
internette gezinirken,
kenara bırakmışken
ve daha aklıma gelmeyen bir çok durumda kendini kapatıyor.

Dili ingilizceye çevirdim,
mail check'i kapattım,
bir kaç uygulama sildim,
sesi kapadım,
döndürmeyi engelledim
takla fln bile attım ama
cihaz kendini kapatıyor, reset atıyor.


Eğer iş amaçlı kullanacaksanız, bacağı kırık ata bahis oynayın daha çok kazanırsınız.

Sektörün öncülüğü



Elektronik bilet için vesikalık fotoğraf lazımmış. Fotoğrafçıya gittim. Gözüme bir şey takıldı.

İş planı ne demek öğrendim!!!

Arakadaşlar artık iş planı nedir biliyorum. Bir vahiy yada bir şey tetiklemedi!

Olay şöyle gerçekleşti: bir sebepten arkadaşlarıma gaz vermek için proje yazdım.  Yazdığım projede ne gerektiğini anlatmaya başladım. Tevazu göstermek ve aslında benim yaptığın işin, genel plan içinde ufak kalacağını gösterme niyetindeydim. Böylece diğer arkadaşlarım işin diğer taraflarından tutabilecek, herşey üzerimde kalmayacaktı.

Planım doğrultusunda ne gerekir dedim, benim bilmediğim şeyler (astronomiden, nano parçacıklara kadar herşeyi biliyorum ama bu büyüklüklerin arasındaki normal şeyler ve sosyal konularda bilgim pek az). Tamam proje yönetimi var, programlama lazım sonrasında, tabiki birinin grafikleri halletmesi lazım, hey duyuru yapılmalı (Pr), site içindeki metinleri kim girmeli (pr), herşeyi hazırladıktan sonra para bulmak lazım (Fund), bir de operasyon lazım.

Bu mail askıda kaldı. Çok da üzerinde durmaya gerek yok. Bana ne ben işin %30'luk kısmındayım, işimi yaparım, gerisi için insanları dürterim ama daha ileri gitmem. Fakat genede üzerinde düşünüyorum, arada konuşuyorum.

Şimdi kendi projelerimi çıkarmak istedim. Her biri bir aşamada, birisinde fikri geliştirmek lazım, birinde grafik lazım birinde metinler vb. Hey dedim benim daha önce çıkardığım pattern var burada. Hey tüm web projeleri aslında bir patterne uyuyor.

Yakında yayınlayacağım :)

Orjinal fikir yoktur


Ben anlamıyorum etrafta dönen orjinal fikirler yok muhabbetini. O yüzden yazma ihtiyacı duyuyorum: 1) orjinal yoktur, 2)fikrin orjinal olmasına gerek yok. 3)Orjinal olmayan fikirler clone değildir.

sosyal demokrasi

Ankarada patlama oldu. Ersin, bro güvende mi, o erken kalkmaz güvendedir, ama tanıdık birisine bişey olmuş olabilir mi? Sakin dikkat hemen Ersini aradım. Ersin iyi olduğunu söyledi.

Haberler çok çelişkili, tüp mü yoksa bomba mı? Vali ve diğer çalışanlardan bomba olabilir ama tüp atıldığını gören var açıklaması, ama Bülent Arıç bunun bir bomba olduğunu açıkladı. Şimdi ciddi bir fark var, bomba mı tüp mü?